Çin ekonomisinde yaşanan dalgalanmaların yarattığı etkiyle küresel piyasalarda volatilite artarken petrol fiyatlarında da sert geri çekilmelerin yaşandığını görüyoruz. Çin merkezli küresel büyüme endişeleri emtia fiyatlarında aşağı yönlü baskıyı artırırken petrol fiyatlarındaki kaybın derinleşmesine neden oluyor
Aralık ayının ilk haftasında yapılan Petrol İhraç Eden Ülkeler Birliği (OPEC)’nin üretim kotasında bir değişikliğe gitmeme kararı, zaten yaşanan petrol kaynaklı ekonomik sıkıntıları daha da körüklemiş oldu. Rusya, Venezuela, Nijerya gibi üretici konumda olan ülkeler bu düşüş ile ağır mali bedeller ödemeye devam ederken İran ve Suudi Arabistan düşük fiyat pahasına pazar paylarını korumakta daha ısrarcı görünüyorlar.
OPEC kararının ardından serbest düşüşe devam eden emtia bir darbe de İran’dan aldı. Bilindiği gibi, dünyanın önemli petrol ithalatçı ülkelerinden biri olan ve gelirlerinin büyük bir bölümü petrole bağlı İran’a 35 yıldan bu yana ambargolar uygulanıyordu. İran bu yaptırımların kaldırılması ile petrol ihracını artıracağı yönünde açıklamalarda bulunmuştu. Geçtiğimiz günlerde uygulanan ambargoların kaldırılmasıyla İran petrolünün piyasaya entegre olacağı yönündeki beklentiler ve Çin piyasasındaki yüksek volatilitenin de etkisiyle petrol fiyatları 30 dolar seviyesinin altına düşerek son 12 yılın en düşük seviyesine geriledi.
Diğer taraftan, ABD’deki kaya petrolü üretiminde gözlenen hızlı artışın yanı sıra, Ortadoğu’daki jeopolitik riskler ve dolayısıyla petrol üretiminin sekteye uğrayabileceği endişeleri, Euro Bölgesi’nde süregelen deflasyon tehdidi, Japonya’daki ekonomik aktivitenin devam eden zayıf seyri ve dünyanın en büyük ticaret hacmine sahip olan Çin ekonomisindeki yavaşlama küresel petrol talebinin seyrine etki edebilecek önemli faktörler olarak karşımıza çıkıyor.
Dünya ekonomisinde oldukça büyük bir stratejik öneme sahip petrol fiyatındaki bu düşüş ihraççı konumundaki ülkelerin ekonomilerine darbe vururken, Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkeler için avantaj niteliği taşımaktadır. Fiyatlardaki her 1 dolarlık düşüşün Türkiye’nin enerji maliyetini yaklaşık olarak 400 milyon dolar düşürdüğünü de belirtelim.
Petrol fiyatlarına değinecek olursak, geldiğimiz noktada tahtını kaybeden petrol için 2016 yılı da pek de parlak bir yıl olacağa benzemiyor. Son gelişmelere baktığımızda, Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri'nin ortak petrol arıtma şirketi olan ve dünyanın en büyük petrol şirketi olarak kabul edilen Saudi Aramco’nun başkanı Selman, petrol ihraççısı ülke konumunda olan Azerbaycan ve Nijerya devlet başkanlarının OPEC ile üretimi azaltma konusunda işbirliğine gitme çağrısında bulunmaları emtianın 28 dolar seviyesinden tepki alımlarıyla birlikte 30 dolar seviyesinin üzerine yükselmesine neden oldu. Ancak, küresel arz fazlası sorununun derinleşerek devam etmesi, talep tarafında bir iyileşme görülmemesi ve yukarıda belirttiğimiz nedenler doğrultusunda fiyatlarda geri çekilme devam edebilir ve belki de yıllar sonra tekrar 20 dolar seviyelerine dek geri çekilme görebiliriz.
Aysun Göksu /www.destekmenkul.com/
Destek Menkul Değerler Araştırma Uzmanı
Çalışma saatleri değişiyor mu? Esnek çalışma modelinde 5 saatlik detay
Milyonlarca çalışanın merak ettiği soru yeniden gündemde. Çalışma saatleri değişiyor mu? Esnek çalışma modeli için çalışmalar sürerken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten dikkat çeken bir açıklama geldi. Şimşek, özellikle genç nüfusa yönelik daha esnek çalışma modellerinin Türkiye’nin menfaatine olduğunu belirterek çalışmaların devam ettiğini söyledi. Peki, esnek çalışmada memurların iş düzeni nasıl olacak? İşte son bilgiler...
Sosyal yardım alanlar dikkat! İŞKUR teklifini kabul etmeyenlerin parası kesilebilir
Sosyal yardım sisteminde dikkat çeken yeni bir dönem başladı. Çalışabilecek durumda olan ve belirlenen yaş aralığındaki sosyal yardım yararlanıcılarının İŞKUR’a yönlendirilmesi planlanıyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Emin Yılmaz, yeni süreçte sosyal yardım alan kişilerin işe veya mesleki eğitime yönlendirilmesine ilişkin merak edilen detayları anlattı.
Milli Hızlı Tren’de yeni aşama! İkinci setin üretimi başladı: Hedef 14 tren
Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Milli Hızlı Tren projesinde dikkat çeken bir aşamaya geçildi. İlk tren setinin testleri sürerken ikinci Milli Hızlı Tren setinin üretimine başlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2027 ve 2028 yıllarında 7’şer set olmak üzere toplam 14 Milli Hızlı Tren seti üretmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Muş’ta 11 yıllık gelenek! Güneşte kurutuyor, Almanya ve Fransa’ya kadar gönderiyorlar
Muş’ta 11 yıldır aynı yöntemle çalışan Yücel ve Filiz Levent çifti, tarlalarında yetiştirdikleri sebzeleri güneşte kurutarak kış sofralarına hazırlıyor. 25 dönümlük araziden toplanan domates, biber, patlıcan ve kabaklar önce ipe diziliyor, ardından güneş altında kurutuluyor. Muş-Erzurum kara yolu kenarında kurdukları tezgahta satışa sunulan ürünler ise yalnızca çevre köy ve ilçelere değil, Almanya ve Fransa’ya kadar ulaşıyor.