Kasım 2016 seçimleri sonrasında Amerika’dan Dünya’ya yayılan iyimserlik etkisini kaybetmeye yüz tuttu. Hatta bir adım daha öteye giderse Trump rüzgarı piyasalarda tersine esmeye başlayacak. Öteden beri piyasalar abartmayı sever henüz ortada fol yok yumurta yok bu kadar pozitif fiyatlamanın anlamı nedir derken kast ettiğimiz buydu. Ancak tabi ki piyasalar bu denli şehvetli fiyatlama yaparken ama ne kadar anlamsız deyip kenarda beklemek iyi bir fon yöneticisine yakışmaz artı maliyeti büyük olur. O anda yapılması gereken küresel piyasaların risk alma iştahına ayak uydurup tatlı karları fon fiyatlarına yansıtmaktı. Şimdi yapılması gereken de biraz daha temkinli bir bakış açısı ile aşırıya kaçmış iyimserliğin tozunu almak.
Bir başka deyişle kar realizasyonları ile pozisyonlarda biraz törpüleme ve bir sonraki dalga için kenarda nakit olmasını sağlamak. Beklenen küresel ekonomik büyümenin gecikmesi birçok emtiada yükseliş trendini kuşkulu hale getirdi. Başta petrol olmak üzere emtia sepetinde ağırlığı olan ürünlerin çoğu arz fazlası problemi ile karşı karşıya kaldı. Endüstride Amerika’nın artan üretimi dikkat çeker boyutta, geçtiğimiz bir sene boyunca kaya gazı ve petrolü üreten şirket sayısında artış 374 olarak gerçekleşti. Petrol piyasasında Orta doğuda artan jeopolitik tansiyonun arz tarafında kesinti yaratma endişesi ile Cuma günü de fiyatlar yükseliş ile karşılaştı. Ancak bu hafta yapılacak olan Nato toplantısı sonrasında Suriye kaynaklı tansiyonda düşüş piyasanın kendi gerçekleri ile karşı karşıya kalması anlamına geliyor. Belki sonra belki öncesinde Mart ayında yaşanan 6 dolarlık hızlı yükseliş ile petrolün nefesi daraldı ve OPEC haber akışına da bağlı olarak daha fazlası şimdilik zor görünüyor.
CRB (COMMODİTY RESEARCH BUREAU) EMTİA ENDEKSİ 
Tahıl piyasası bu hafta açıklanacak kritik aylık USDA arz/talep raporu öncesinde özellikle soya fasulyesinde yüksek arz ve dönem sonu stoklar ile baskılanıyor. Buğday ve mısır soyaya göre daha iyi temellere sahip olsa da ürün grubu genelinde satış baskısı gözden kaçmıyor.
Küresel ekonomik iyimserlik bir miktar bozuldu ise talep artışı ötelendi ve açık veren piyasa temelleri sadece birkaç emtia ile sınırlı kaldı ise emtia stokçularının tek umudu Dolar olmalı. Geçtiğimiz Cuma günü açıklanan Mart ayı tarım dışı istihdam verisi beklentilerin altında gerçekleşirken Ocak ve Şubat verisi de aşağı yönlü revize edildi. 2017 yılının ilk üç ayında perakende sektöründe yaşanan işten çıkarmalar ve Mart ayı başında soğuk hava koşullarının olumsuz etkisi konunun kabahatlisi olarak görünüyor. Bu durum ilk çeyrek büyüme rakamının da piyasayı tatmin etmeyeceği anlamına geliyor. Şimdiden tahminlerin pek de umutlu olmadığını görüyoruz.
DOLAR (DXY) ENDEKSİ 
Yukarıda özetlediğimiz ekonomik koşullar FED’in yakın bir zamanda faiz artırımının güç olabileceğini ifade ediyor. Bu gelişmeler ışığında Doların değer kaybetmesini beklemek yanlış olmaz. Ancak tabi ki piyasalarda birkaç ekonomik veri ile zayıflayan ekonomik koşulları teyit etmek isteyecektir. Sonuç olarak sadece birkaç aylık zayıflama ile ekonominin tökezlediğini söylemek için erken. İstihdam piyasası iki seneden bu yana ortalamanın üzerinde artış gösterdi. Geride halen piyasaların umutla beklediği reformlar var. Ortadoğu etkisinin geçmesi ile küresel para Dolar bir miktar değer kaybedebilir ve 100 endeks seviyesinin altına gerileyebilir. Önemli olan nerede durduğu geçtiğimiz ayın düşük seviyesi 98,90 altında işler değişir. Bu seviyelerde veya üzerinde toparlanacak bir sebep bulursa da işler değişir. En azından diyebilir ki Dolar (DXY) Endeksi’nde kısa vadeli geri çekilme ihtimali artmıştır ve şimdilik fazla uzamayacağını düşündüğümüz bu geri çekilme emtia piyasasının alıcılarına moral verebilir.
İstanbul’un yıllık enflasyonu belli oldu
İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) açıkladığı verilere göre, İstanbul’da Nisan ayında perakende fiyatlar aylık yüzde 3,74, yıllık bazda ise yüzde 36,83 arttı.
Suudi Bakan Hureyf`den Türkiye değerlendirmesi: Maden sektöründe büyük fırsatlar görüyoruz
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, ülkesinin Türkiye ile ilişkilerinin 'seçkin ve stratejik' olduğunu belirterek, bölgenin mevcut krizi daha önce Kovid-19 salgınında olduğu gibi büyük fırsatlarla aşacağını ifade etti.
2025`te devreye alınan elektrik kapasitesinin yüzde 99`u yenilenebilir kaynaklardan oldu
SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, Türkiye’de 2025’te devreye alınan 7 gigavatlık yeni elektrik kurulu gücün yüzde 99’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandığını bildirdi.
Bakan Şimşek`ten hizmet ihracatı desteklerine ilişkin açıklama
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye`yi hizmet ihracatında önemli merkez haline getirme hedefi doğrultusunda döviz kazandırıcı faaliyetleri desteklemeye devam ettiklerini belirterek, 'Birçok hizmetlerde kazancın tamamının ülkemize getirilmesi şartıyla vergi indirimini yüzde 100`e çıkararak yüksek katma değerli hizmet ihracatındaki küresel konumumuzu daha da güçlendireceğiz.' ifadesini kullandı.