Son yazılarımda asıl hikayenin ABD 10 yıllık tahvil faizleri ve dolar endeksinde başlayacağının altını çizmiştim. Dün yaşanan hareketler bunu doğrular nitelikteydi. Gelin son gelişmeleri kısaca gözden geçirelim.
Doların küresel bazda değerlenmesinin altında neler yatıyor?
• Öncelikle ABD Başkanı Trump’a ilişkin siyasi endişeler bir süredir azalmıştı. Dün de Temcilsiler Meclisi’nin bütçe tasarısını onaylamasının ardından vergi reformunun da önünün açılacağı beklentileri artış gösterdi. Bu durum doları destekleyici bir unsur.
• Fed Başkanlığı için de önemli gelişmeler var. Trump 5 aday ile görüştü. Cohn, Warsh ve mevcut Başkan Yellen liste dışı kaldı. Kalan iki adaydan Powell güvercin olarak nitelendirilirken, Taylor ise şahin olarak biliniyor ve Taylor’ın adının Fed Başkanlığı için fazlasıyla geçiyor olması burada doları destekleyen bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.
• Ekonomi tarafında veriler güçlü gelmeye devam ediyor. Güçlü gelen veriler de faiz artırım beklentilerinin canlı tutmaya devam ediyor.
• Son olarak EURUSD paritesinin ECB kararlarının ardından sert düşmesi de dolar endeksini değerli kılıyor.
Yukarıda bahsettiğimiz gelişmeler neticesinde doların küresel bazda değer kazanımlarını güçlendirdiğini görüyoruz ve bu durum gelişen ülke varlıkları üzerinde baskı oluşturuyor. Bu süreç bir iki günde sona erecek bir süreç değil. Geniş vadede baktığımızda daha da ilerleyebilecek bir süreç olarak değerlendirilebilir.
Yurtiçine döndüğümüzde hazinenin bu hafta yüksek faizden borçlanma yaptığını görmüştük. Tahvil faizlerimizde yukarı yönlü baskının devam ettiğini görüyoruz. 10 yıllık tahvil faizleri bugün %12.05 ile zirve seviyeleri gördü. Bu da TL cinsi varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor. Kurda yaşanan yükseliş enflasyonun tek hanelere inme olasılığını da oldukça azaltıyor. Bu durum ise Merkez Bankası’nı önümüzdeki süreçte faiz indiriminden ziyade fonlama faizini yükseltmesini gerektirebilir. Ancak şu anlık bir aksiyon beklemiyorum.
TEKNİK SEVİYELER...
Her zaman dediğimiz gibi teknik analiz mutlaka ve mutlaka göz önünde bulundurulmalı. Önemli kırılmalar geldiği takdirde sert hareketler yaşandığını biliyoruz. Öncelikle ABD 10 yıllık tahvil faizleri ve dolar endeksine bakalım. 2 haftadır 10 yıllık faizlerde 2.40’ın önemli bir eşik olduğunu ve kırılma gelirse stresin başlayacağını vurgulamıştık. Bu kırılma bu hafta geldi ve mevcut durumda 2.47’lerdeyiz. Orada 2.52’lere kadar yükseliş potansiyeli var. 2.40 altına gelinmediği takdirde yön yukarı.
Dolar endeksi ise kritik 94.00 eşiğini aştıktan sonra hareketler momentum kazandı. Orada da ilk aşamada 95.20’lere doğru yükseliş potansiyeli var.
Dolar kuru ise gerek dış gerekse iç gelişmelerle birlikte yükseliş eğilimini kuvvetlendirdi. Yaklaşık iki hafta önce 3.63-3.60 olan destek bölgemi son yükselişlerin ardından 3.73-3.71 olarak güncelliyorum. Kısa vadede ise 3.81 üzerinde kalırsa yukarı yönlü baskı devam edecektir. Yukarıda görünün ilk seviye ise tarihi rekor olan 3.93’ler...
SPK`dan pay geri alımlarında yeni karar: Üst sınır kaldırıldı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), şirketlerin pay geri alımlarında uygulanacak üst sınıra ilişkin yeni bir ilke kararı aldı.
Bakan Bayraktar, Kanada Dışişleri Bakanı Anand ile görüştü
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ABD temasları kapsamında New York`ta Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ve AtkinsRealis Üst Yöneticisi Ian L. Edwards ile görüştüğünü bildirdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Çin`de
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2026 Dünya Beceriler Zirvesi`ne katılmak üzere Çin`in Şanghay kentine gitti. Bakan Işıkhan, zirve boyunca katılımcı ülke ve uluslararası kuruluşların temsilcileriyle bir araya gelerek ikili görüşmeler gerçekleştireceklerini bildirdi.
Çin`den AB`ye 'ticaret savaşına girmeyelim' mesajı
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Alman mevkidaşı Johann Wadephul ile yaptığı telefon görüşmesinde, Avrupa Birliğinin (AB) ülkesine karşı ekonomik korumacı tedbirleri değerlendirdiği bir dönemde, Çin ve AB`nin stratejik ortaklar olduğu ve ticaret savaşına girmemeleri gerektiği mesajını verdi.