Küresel finans piyasalarında son dönemde oldukça pozitif bir havanın hâkim olduğunu görmekteyiz. Son dönemde siyaset ve ekonomi kanadında yüksek belirsizlik yaratan tarihi gelişmelerin yaşanması keskin satış dalgasını beraberinde getirmiş ve risk alma iştahı global ölçekte düşüş kaydetmişti. Özellikle Brexit konusunu bu noktada ön plana çıkarmak gerekiyor. Bu sayede riskten korunma güdüsü ile talep gören altın – yen ve özellikle de devlet tahvillerinde değerlenme hareketleri hız kazanmıştı. Bu süreçte hemen her gün gelişmiş bir ülkenin tahvilinin tarihinde ilk defa eksi bölgeye geçtiği haberleri okumaktaydık. Doğal olarak küresel çapta yaşanan risk-off modu TL ve TL bazlı varlıklar üzerinde de bir hayli etkili oldu. Peki, son dönemde küresel piyasalarda risk-on modunu devreye sokan önemli gelişmeler nelerdi? Bu sorunun yanıtını kısaca açıklayarak TL ve BİST100 bazında değerlendirmelerde bulunalım:
· İngiltere’nin AB’den ayrılma sürecini başlatması soncu küresel piyasalarda resesyon korkularının bir hayli yükseldiğini görmüştük. Hatta ABD’de Mayıs ayında 38 bin ile bir hayli kötü açıklanan TDI verisi de ( Haziran ayında 11 bin rakamına revize edildi )resesyon korkularını tetiklemişti. Fakat Haziran ayında 180 bin olan beklentilerin 287 bin rakamı ile bir hayli aşılması sonrası resesyon korkularında azalış yaşandı. Fakat ücret artışlarında zayıflama ve işsizlik oranında ki artış FED’in faiz artırımına bir süre daha girmeyeceği beklentilerini kuvvetlendirmesi piyasaları destekledi. Yani hem ABD ekonomisi resesyon korkularına olanak vermeyecek kadar iyi ama faiz artırımına gidilmeyecek kadar da yetersiz bir tempoda. Kısacası piyasaların tam aradığı denge…
· Brexit belirsizliği hala güncelliğini koruyor. Fakat en azından İngiltere siyasetinde ki belirsizliğin azaldığını söyleyelim. Ülkenin yeni Başbakanının kim olacağının kesinleşmesi ( Theresa May ) İngiltere ile AB arasında Brexit görüşmelerinin hızlı bir şekilde başlayarak Brexit’in yarattığı belirsizliğin son bulacağı beklentisi piyasalarda pozitif fiyatlamaları tetikleyen en önemli unsurların başında geliyor. Bu konunun bugünden yarına hallolacak bir mesele olmadığını, görüşmeler - yapılacak açıklamalar - spekülatif haberler eşliğinde önümüzdeki dönemde volatiliteyi artırmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Şimdilik kısa vadeli belirsizlik unsurlarının ortadan kalkması aşırı satım dönemlerinde yukarı yönde tepkilerin hızlanmasını sağlıyor.
· Asya cephesinde ise Abe koalisyonu Senato seçimlerinden galip ayrılmasının ardından ek teşvik paketinin talimatı hükümete iletildi. Bu sayede merkez bankalarının yüksek likiditesi = pozitif fiyatlama mantığı yeniden işlerlik kazandı. Yen bazlı carry trade akımının GOÜ’leri destekleyeceği algısı kuvvetlendi. Kısa vadede piyasaları destekleyen bir gelişme olsa da haberin etkisi henüz çok sıcak. Piyasalarda BOJ kaynaklı sıcak para beklentisinin etkisinin kaybolmasının ardından global riskler daha çok ön plana çıkabilir, böylelikle yen tarafında değerlenme hareketlerinin yeniden oluşma ihtimali doğacaktır.
Geçtiğimiz haftadan bu yana piyasaları destekleyen konular ana hatları ile bu şekilde. Dolayısıyla küresel piyasalarda pozitif havanın etkisi ile yurt içerisinde de mini bir bayram havası oluşmuş durumda. Bu bahar esintisini özellikle BİST100’de çok daha net görüyoruz. Teknik olarak 80.000 seviyesinden oluşan alçalan kanalın yukarı yönde bozulması soncu 81.500 seviyesinin test edildiği görmekteyiz. Kısa vadeli teknik çalışmada 80.800 desteğinin önemli odluğunu düşünüyoruz. Bu seviyenin aşağı yönde geçilmesi yaşanan keskin yükseliş hareketinin ardından kar satışlarının ivme kazanmasına olanak sağlayabileceğini düşünmekteyiz. Bu yönde bir fiyatlamanın oluşması durumunda ise 80.000 – 79.500 bölgesine doğru gevşemenin oluşma ihtimali artacaktır. Bunun yanında önemle takip ettiğimiz 80.800 desteğinin üzerinde kalıcılığın ise endekste 82.500 seviyesine kadar yükselişin devam etmesini sağlayabileceğini düşünmekteyiz.
TL tarafında ise her ne kadar 2.9000 seviyesinin altında işlemler oluşsa da artan risk alma iştahı ölçüsünde bir gerileme göremedik. Küresel piyasalar ve BİST bazında alımların USD/TRY’de 2.8750 desteğinin aşağısını test edildiğini görebilirdik. Fakat 2.8840 seviyesinde alıcıların doları desteklediğini görmekteyiz. Bu desteğin yerini yükseliş hareketine bırakabilmesi için ilk olarak 2.9000 seviyesinin üzerinde kalıcılığın sağlanması gerekiyor. Bu sayede 2.9150 – 2.9270 hareketinin oluşma olasılığı doğacaktır. Şimdilik genel itibari ile 2.90 – 2.8840 bölgesi takip edilmeli. Her ne kadar 2.8840 desteğinin kırılması durumunda 2.8750 seviyesine doğru gevşeme beklesek de bu seviye aşağı yönde geçilmeden TL’de net bir değerlenme hareketi görme şansımızın zor olduğunu düşünüyoruz. Yalnız 2.8750 desteğinin altında 2.8650 – 25.8540 seviyelerini de notlarımıza eklemekte fayda var.
EREN CAN ÜMÜT
MEKSA YATIRIM ARAŞTIRMA UZMANI
Levent Köprülü
2026 hareketli olacak
Cem Kılıç
Çalışana rekabet yasağı nasıl işler?
Zeynep Aktaş
2026 yılının ilk fırsat alanları: Gümüş, altın, borsa
Dr. İnanç A. Sözer
Göle maya çalınırken şirketler ne yapacak?
Prof. Dr. Sefer Şener
Ekonomide büyüme devam ediyor
Cüneyt Paksoy
Piyasalarda karar zamanı
Gram altında 7000 TL için tarih verildi! 5 soru, 5 cevap
Altın fiyatları yeni yılın ilk haftalarında da yükselişini sürdürüyor. Gram altın bu hafta 6.400 TL’nin üzerini görürken, ons altın tarihinde ilk kez 4.600 doların üzerini test etti. Peki fiyatlarda yükseliş sürecek mi? Bu seviyelerden altın alınır mı? Gram altın 7.000 TL seviyelerini ne zaman görür? İşte merak edilen 5 soru ve 5 cevap...
AB`den Ukrayna`ya 90 milyar euro kredi hazırlığı
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna`ya 2026 ve 2027 yılları için 60 milyar euro askeri, 30 milyar euro da bütçe desteği olmak üzere toplam 90 milyar euro kredi sağlayacaklarını söyledi.
Audi’nin araç teslimatı 2025`te düştü
Alman otomotiv üreticisi Volkswagen Grubu`nun markalarından Audi’nin araç teslimatları, ABD gümrük vergileri ve Çin`deki pazar ortamının zorluğunu korumasının etkisiyle geçen yıl yüzde 2,9 azalarak 1 milyon 623 bin 551’e geriledi.
Türkiye`nin petrol ithalatı azaldı
Türkiye`nin toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı, Kasım 2025`te önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,3 azalarak 3 milyon 804 bin 727 tona geriledi.